Genel

ARI POLENİ, ARI EKMEĞİ, ARI SÜTÜ ve PROPOLİS

Arılar bu ürünleri neden ve nasıl üretiyorlar? Besin değerleri neden yüksek?

ARI POLENİ

İşçi arılar çiçekli bitkilerden topladıkları polenleri (Çiçek tozu) bünyelerindeki salgılar ile birleştirerek topaklar haline getirirler. Hem arılar hem de insanlar tarafından tüketilen bu ürüne arı poleni denir.

Arı poleni

Polen* ve nektar arıların doğal besin maddeleridir. Nektar arıya karbonhidrat sağlarken, polen protein, lipit , mineral ve vitamin ihtiyacını karşılamakta kullanılır. Polen özellikler yavruların ve arı sütü salgılayan genç arıların beslenmesinde çok gerekli bir protein kaynağıdır.

*Polen (çiçek tozu) : Polenler çiçeklerin üreme organlarının üst kısmında yer alan erkek üreme üniteleri olarak ifade edilebilir. Erkek DNA’sını çiçeğin dişi kısmına taşımak için kullanılan yapılardır. Arılar polenleri beslenmeleri için kullandıkları gibi bitkiden bitkiye aktararak bitkilerin ve bir bütün olarak doğanın ihtiyaç duyduğu tozlaşma hizmetlerini de sağlarlar.

Zambak çiçeği erkek üreme organı ve polenleri Fotoğraf :James De Mers ( Pixabay )

Arılar arı polenini nasıl oluşturlar ?

Arıların çiçeklerden nektar toplamaları sırasında çiçek tozları (polen) vücut tüylerine yapışır. Arılar yapışan bu çiçek tozlarını ön ayak tarakları yardımıyla toplarlar ve tükürük salgılarıyla ıslatarak arı poleni denilen topaklar (peletler) haline getirirler.

Tüylere yapışan polenler ve arı poleni

Oluşturdukları arı polenini arka bacaklarında bulunan özel bir sepet içerisinde kovana taşırlar. 

Polenlerin kovana taşınması Fotoğraf : David Hablützela (Pixabay)

Kovana ulaşan polenlerin önemli bir kısmını arılar hemen taze olarak tüketir, kalan kısmını ise arı ekmeği yaparlar.

Arı polenlerinin boyutları ve rengi elde edildiği bitkiye bağlı olarak değişiklik gösterir. Sarımsı-turuncu, açık-koyu kahverengi veya siyah renkli olabilirler. Heterofloral olarak elde edilmiş arı poleni ürünü farklı renklerde taneler içerir.

Arı polenleri insan tüketimi için nasıl toplanır ?

Gıda maddesi olarak insan tüketimine sunulacak arı polenleri kovan girişinin altına veya önüne monte edilen tuzaklar yardımıyla toplanırlar. Arı kovana girebilmek için tuzaklarda bulunan deliklerden geçmek zorunda bırakılır. Kandisi dar deliklerden kendisi geçerken ayaklarındaki arı poleni toplama tepsisine düşürülür.

Kovan altı polen tuzağı

Kovan girişinde polen toplama

Arı poleni insan tüketimine yaş veya kurutulmuş halde sunulur. Yaş arı poleni % 20-30 rutubet içerir ve soğuk zincirle korunarak tüketiciye ulaştırılır. Kurutulmuş arı poleni ise 42 °C’ yi aşmayan sıcaklıklarda rutubet oranı % 8 in altına düşürülerek elde edilir. Rutubet almaması için hava almayacak şekilde ambalajlanarak tüketime sunulur.

İnsan beslenmesi için arı polenlerinin ayrılması kovandaki arıların polen ihtiyacını nasıl etkiler?

Aynı kovanı paylaşan arı topluluğuna koloni denir. Her kolonide 20000- 45000 arı bulunur. Bir koloni yıllık olarak 30 ile 75 kg arasında polen üretilebilir, ortalama polen ihtiyaci ise 25 kg civarındadır.

-Bir kovan içerisinde depolanan polen miktarı arttıkça arıların daha az polen topladıkları, -yeterince polenin depolandığı kovanlarda arıların protein içeriği daha yüksek bitkilere yöneldikleri, – polen tuzaklarının arıları daha çok polen toplamaya teşvik ettigi bildirilmektedir.

Kovana ihtiyacına yetecek miktarda polenin kovana girmemesi durumunda hem koloni gelişimi hem de bal verimi bu durumdan olumsuz etkilenir. Bu nedenle tuzaklar sürekli takılı tutulmaz, kovanın polen ihtiyacınin giderilmesine öncelik verilir.

Arı poleninin besin değeri nedir ?

Arı poleni, insan beslenmesi için fonksiyonel ve tedavi edici etkileri olan bir besindir. Arı poleni bileşiminde bulunan yağlar, karbonhidratlar, lifler, mineraller (P, K, Ca, Na, Mg), amino asitler, fenolik maddeler ve vitaminler (C, D, A, B, E) nedeniyle “tam gıda” olarak da nitelenen değerli bir besin maddesidir.

Ancak arı poleninin sindirilebilirliği sınırlıdır :

Son yıllardaki çalışmalar, polenin sahip olduğu geçirimsiz ve dayanıklı duvar
yapısının canlı vücudundaki sindirim enzimleri tarafından parçalanamadığını insan vücudunda %48 – %59 oranında ve kısmen sindirilebildiğini göstermiştir (Campos ve ark., 2010)

Arıların polenleri topladığı bitkilerin türü arı poleninin bileşimini de etkiler. 100’den fazla çalışmanın sistematik incelemesine göre, arı poleni ortalama bileşimi şöyledir :

  • %54,22 (%18,50–84,25) karbonhidrat,
  • %21,30 (%4,50–40,70) protein,
  • %5,31 (%0,41–13,50) lipid,
  • %8,75 (%0,15– %31,26) lif
  • 30,59 mg GAE/g (0.69–213.20 mg *GAE/g) toplam fenolik madde vd. içerir.

*GAE : Gallik asit eşdeğeri

Arı poleni diğer arı ürünlerinde olduğu gibi bazı bireyler için alerjiktir. Özellikle polen (çiçek tozu) alerjisi olanlarda arı poleninin ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabileceği bildirilmektedir.

ARI EKMEĞİ

Arı ekmeği arılar tarafından işlenmiş arı polenleridir. Arılar arı polenlerini bir miktar bal ve salgıyla karıştırır ve petek gözlerine kafalarıyla iterek sıkıştırırlar. Daha sonra üzerini balmumu ile kapatırlar.

Petek gözlerinde arının sindirim içeriğinden gelen bakterilerin aktivitesi sonucu iki haftalık bir fermentasyon süreci gerçekleşir. Sürenin sonunda arı poleni “arı ekmeği” ne (perga) dönüşür.

Arı ekmeği

Arı ekmeği hem arılar hem de insanlar için arı poleninden daha sindirilebilir bir üründür. Çünkü arı poleninin sert duvar tabakası kısmen parçalanmış, proteinler, amino asitler ve diğer önemli besinler daha yararlanılabilir hale gelmiştir. 

ARI SÜTÜ

Arı sütü, larva dönemindeki yavru arıların ve kraliçe arının (ana arı) beslenmesinde kullanılan jel kıvamında bir maddedir. 5-16 günlük genç işçi arıların kafa içi* salgı bezlerinden salgılanır. Bu dönem işçi arıların boğaz salgı bezlerinde protein sentezinin yüksek olduğu dönemdir.

*Kafa içi salgıları : Arıların kafa bölgesinde yer alan üst çene (mandibular) ve boğaz bezlerinin (hipofaringeal) salgılarıdır.

Kolonideki tüm larvalar yaşamlarının ilk üç günü arı sütüyle beslenirler. Kraliçe arı olacak aynı genetik yapıdaki larvalar işçi arılar tarafından seçilir ve özel kraliçe hücrelerinde daha yoğun olarak arı sütüyle beslenirler. Kraliçe arı çıktıktan sonra da yaşamı boyunca arı sütüyle beslenmeye devam eder.

İşçi arıların ömrü ortalama 45 gün, kraliçe arının ömrü 5-7 yıldır. Ayrıca kraliçe arılar işçi arıların 1,5 katı büyüklüğe ulaşırlar.

Kraliçe arı (işaretli) ve işçi arılar Foto:: xiSerge (Pixabay)

İşçi arılar ve kraliçe arıların larvalarının genetik olarak birbirileriyle aynı olmasına rağmen, bazılarının morfolojik değişiklik göstererek kraliçe arı olmasının nedeni olarak sadece arı sütü ile beslenmeleri gösterilmektedir. Ancak bu morfolojik değişimin tek nedeninin arı sütü olmadığına dair fikirler de mevcuttur.

Hücre içerisindeki arı sütü

Arı sütü ilk salgılanıp ağıza ulaştığında süt kıvamındadır sonra jel formuna döner. Arı sütü açık krem/kemik renge, özgün kokuya ve yakıcı bir tada sahiptir.

İnsan gıdası olarak arı sütü üretilmesi :

Arı sütü üretimi oldukça dikkat gerektiren zahmetli bir süreçtir. Yaygın üretim tekniği plastik ya da balmumu yüksüklerin kullanıldığı “aşılama” yöntemidir. Yüksükler bir çıta üzerine sabitlenir, her bir yüksük içerisine larva kaşığıyla 1 günlük larva ve bir miktar arı sütü eklenir. Bu işleme “aşılama” denir.

Kovandaki mevcut kraliçe arı alınır ve aşılı yüksükler kovana yerleştirilir. Arılar yüksüklere kraliçe arı oluşması için arı sütü koyarlar. Biriken arı sütünün tek tek yüksüklerden toplanmasıyla arı sütü üretimi tamamlanmış olur. Arıcılar bu yöntemle bir sezonda kovan başına sadece 250-500 gram kadar arı sütü toplayabilir.

Suni yüksükten arı sütünün alınması

Arı sütü, üretiminden son tüketiciye arz edilene kadar dondurularak veya soğukta muhafaza edilir.

PROPOLİS (Arı tutkalı)

Propolis, bal arılarının bitkilerden topladığı reçinemsi maddeler ile bitki nektar ve polenlerini kendi ürettiği enzimler ve balmumu ile karıştırarak oluşturdukları bir ürünüdür. Bu reçineli karışıma “arı tutkalı” da denilmektedir. Arılar reçineleri bitkilerin gövde, yaprak ve tomurcuklarından toplarlar.

Propolis yapışkan, su geçirmez, antimikrobiyal ve ısı yalıtıcı özelliktedir. Propolis yapımında kullanılan reçineler çok çeşitli ağaçlar ve otsu bitkilerden toplandığı için elde edilen propolisin rengi, kokusu ve kimyasal içeriği değişkenlik gösterir.

Arılar propolisi hangi amaçla kullanırlar ?

Propolis terimi iki Yunanca sözcükten türemiştir. Pro “savunma” , polis ise “şehir” anlamında kullanılır. Adından da anlaşılacağı gibi kovan savunmasında kullanılan bir üründür.

Bal arısı propolisi :

  • Kovan duvarındaki delik ve çatlakların kapatılmasında ,
  • Kovan içi ve peteklerdeki yavru gözlerinin dezenfekte edilmesinde,
  • Kovanı kış soğuğundan korumak ve canlıların girmesinin engellenmesi için kovan girişinin daraltılmasında,
  • Öldürüldükten sonra kovan dışanı çıkarılamayan kertenkele, fare gibi canlıların kokuşmalarını önlemek için mumyalanmalarında,
  • Kovan içindeki petek ve çerçevelerin onarılmasında kullanırlar

Kovan içinde propolis kullanımı

Propolis kovandan nasıl alınıyor ?

Arıların propolis üretmelerini sağlamak için kovanların üstüne veya yan duvarlarının yanına yerleştirilen özel yapılmış tuzaklar kullanılır. Tuzaklar, arıların kovanda çatlaklar olduğu yanılgısına düşüren küçük açıklıklar içerirler. Arılar bu açıkları kovanı korumak için propolisle kapatmaya çalışır ve tuzakta propolis birikmesini sağlarlar. Biriken propolis tuzaktan hasat edilir.

Propolis tuzağı Fotoğraf : Anete lusina (pexels)

Propolis insan tüketimine nasıl sunuluyor ?

Propolisin insanlar tarafından ham haliyle yenmesi durumunda sindirimi % 2 gibi çok düşük bir düzeydedir. Bu nedenle saf haldeki propolisin ekstrakte edilmesi yani özütlenmesi zorunludur. Bu işlemle propolis sindirilebilir hale gelir fenolik bileşenlerin, antioksidan ve antimikrobiyal etkileri artar.

Propolis granülleri ve ekstraktı

Propolisin ekstraksiyonunda en sık kullanılan çözücüler etil alkol ve sudur. Araştırmalar su kullanılarak elde edilen ekstraktın daha zayıf fonksiyonel özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Ancak özellikle hamileler ve haram hassasiyetinde olan bireyler için tercih nedeni olabilmektedir. Bu nedenlerle propolis ürünü satın alırken etiketinde hangi çözücünün kullanıldığı okunmalıdır.

Propolisin besin değeri

Propolisin içeriğinde bulunan bileşenler toplandığı bölgelerde bulunan floraya bağlı olarak değişir. Ancak genel olarak %50 reçine, %30 mum, %10 uçucu yağlar, %5 polen ve %5 çeşitli organik bileşikler içerir. % 5 lik bir kısmı ise B1, B2, B3 ve B6 vitaminleri, laktonlar, kinonlar, steroidler, şekerler ve renk verici pigmentlerden (klorofil ve karotenoidler) oluşur. Protein, karbonhidrat, lipid, vitamin-mineral içeriği oldukça düşüktür ancak özellikle içerdiği fenolik bileşenler nedeniyle yüksek biyolojik özelliklere sahiptir.

Yapılan araştırmalar propolisin antibakteriyel, antiviral, antifungal ve antienflamatuar ve diğer pek çok etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Ancak bileşiminin değişiklik göstermesi sağlık yararları hakkında genel sonuçlara varılmasını zorlaştıran bir unsurdur.

Not : Propolisli bir ürün satın alırken içerdiği propolis miktarı okunması gereken bir etiket bilgisidir.

Propolis miktarının belirtildiği örnek ürün etiketi

Yazının son güncelleme tarihi : 22.06.2022

Kaynaklar :

  • agroscope.admin.ch erişim tarihi 05.11.2021
  • Dr. Ganesh K Bee Products and their Uses. Banaras Hindu University April 2020
  • Campos, M.G.R., Frigerio C., Lopes, J., Bogdanov, S., What is the Future of BeePollen, Journal of ApiProduct and ApiMedical Science, 2 (2010) 131-144.
  • Nazlı Mayda, Arı Poleni ve Arı Ekmeğinin Palinolojik Kimyasal ve Aatioksidan Kapasitelerinin Belirlenmesi, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji A.B.D yüksek lisans tezi 2019
  • Mamta Thakur, Vikas Nanda, Composition and functionality of bee pollen: A review Trends in food science and technology Volume 98 , April 2020, Pages 82-106
  • britishbeevets.com
  • Ali SORUCU, ARI ÜRÜNLERİ ve APİTERAPİ ,Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Bülteni, ISSN: 1309-4769, 10(1): 1-15,2019
  • Zeynep Bakkaloğlu, Muhammet Arıcı, Farklı Çözücülerle Propolis Ekstraksiyonunun Toplam Fenolik İçeriği,Antioksidan Kapasite ve Antimikrobiyal Aktivite Üzerine Etkileri, Akademik Gıda 17(4) (2019) 538-545